top of page

Nafaka Nasıl Kaldırılır? (2026 Güncel Hukuki Rehber)

  • Yazarın fotoğrafı: Hüseyin Ömer AKGÖR
    Hüseyin Ömer AKGÖR
  • 18 Nis
  • 3 dakikada okunur

Nafakanın Hukuki Niteliği ve Amacı


Boşanma sonrası taraflar arasında kurulan mali dengenin en önemli araçlarından biri nafakadır. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen bu kurum, bir kişinin diğerine maddi destek sağlama yükümlülüğünü ifade eder ve temel amacı ekonomik olarak zayıf durumda olan tarafın asgari yaşam koşullarını sürdürebilmesini sağlamaktır. Nafaka yalnızca boşanan eşler arasında değil; belirli şartlar altında üstsoy, altsoy ve kardeşler arasında da söz konusu olabilir. Bununla birlikte uygulamada en sık karşılaşılan nafaka türü, boşanma sonrası hükmedilen yoksulluk nafakasıdır.


Nafaka türleri genel olarak tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakası olarak ayrılmakta olup, her birinin bağlanma ve sona erme şartları farklılık göstermektedir.


Nafaka Süresiz midir?


Uygulamada yaygın bir kanaatin aksine nafaka, mutlak ve ömür boyu değişmez bir yükümlülük değildir. Kanun koyucu, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının zamanla değişebileceğini kabul ederek nafakanın sona erdirilmesine veya yeniden düzenlenmesine imkân tanımıştır.


Bu kapsamda nafaka;

  • kendiliğinden sona erebilir

  • ya da mahkeme kararıyla kaldırılabilir veya azaltılabilir


Nafakanın Kendiliğinden Sona Erdiği Haller


Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca bazı durumlarda nafaka herhangi bir dava açılmasına gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Bu haller şunlardır:


  • Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi

  • Taraflardan birinin vefat etmesi

  • İştirak nafakasında çocuğun ergin olması

  • Tedbir nafakasında boşanma kararının kesinleşmesi


Bu durumlarda nafaka yükümlülüğü doğrudan ortadan kalkar. Ancak uygulamada icra dosyalarının kapatılması veya ödemelerin sonlandırılması için ayrıca işlem yapılması gerekebilir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, nafakanın sona ermesi geçmişe etkili olmayıp, yalnızca ileriye dönük sonuç doğurur; birikmiş nafaka alacakları varlığını korur.


Nafakanın Mahkeme Kararıyla Kaldırılması


Nafakanın kaldırılması çoğu durumda mahkemeye başvurmayı gerektirir. Türk Medeni Kanunu’nun 176/3. maddesi, nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılabileceği halleri açıkça düzenlemiştir.


Fiili Birliktelik (Evli Gibi Yaşama)


Nafaka alacaklısının başka biriyle resmi evlilik olmaksızın evliymiş gibi sürekli bir birliktelik içinde yaşaması, nafakanın kaldırılması sebebidir. Ancak bu durumun varlığı mutlaka somut ve güçlü delillerle ispatlanmalıdır. Yargıtay uygulamasında da yalnızca şüpheye dayalı iddiaların yeterli görülmediği açıkça kabul edilmektedir.


Yoksulluk Halinin Ortadan Kalkması


Yoksulluk nafakasının temel şartı, nafaka alan tarafın ekonomik olarak zor durumda olmasıdır. Eğer nafaka alacaklısı düzenli bir gelir elde etmeye başlamış ve kendi geçimini sağlayabilir hale gelmişse, nafakanın kaldırılması gündeme gelir.


Bununla birlikte uygulamada önemli bir kriter bulunmaktadır: Nafaka alacaklısının yalnızca asgari ücret düzeyinde gelir elde etmesi çoğu zaman nafakanın kaldırılması için yeterli görülmemekte, bu durumda genellikle nafakanın azaltılması yoluna gidilmektedir.


Haysiyetsiz Hayat Sürme


Kanunda yer alan bir diğer kaldırma sebebi, nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesidir. Bu kavram; toplumun genel ahlak anlayışına aykırı, süreklilik arz eden ve kişinin sosyal saygınlığını zedeleyen yaşam biçimlerini ifade eder. Ancak her somut olayda bu durum ayrıca değerlendirilir ve ispatı oldukça güçtür.


Nafakanın Azaltılması (İndirilmesi)


Nafaka her zaman tamamen kaldırılmayabilir. Tarafların mali durumlarında değişiklik olması halinde nafakanın azaltılması da mümkündür. Türk Medeni Kanunu’nun 176/4. maddesi uyarınca:


  • Nafaka yükümlüsünün gelirinde azalma olması,

  • Nafaka alacaklısının ekonomik durumunun iyileşmesi,

  • Hakkaniyet gereği değişiklik ihtiyacı doğması, gibi hallerde mahkeme nafaka miktarını yeniden belirleyebilir.


Nafaka Davalarında İspat ve Deliller


Nafakanın kaldırılması veya azaltılması davalarında ispat yükü davacıya aittir. Bu nedenle iddiaların güçlü ve somut delillerle desteklenmesi gerekir.


Uygulamada en sık kullanılan deliller şunlardır:


  • SGK kayıtları ve hizmet dökümleri

  • Maaş bordroları ve gelir belgeleri

  • Banka hesap hareketleri

  • Tapu ve araç kayıtları

  • Tanık beyanları

  • Kolluk araştırmaları

  • Sosyal medya içerikleri


Özellikle fiili birliktelik iddialarında tanık ve görsel deliller büyük önem taşır.


Yetkili ve Görevli Mahkeme


Nafakanın kaldırılması veya azaltılması davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu davalar Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından aile mahkemesi sıfatıyla görülür.


Yetkili mahkeme ise kural olarak nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.


Sonuç


Nafaka, boşanma sonrası taraflar arasındaki ekonomik dengeyi sağlamak amacıyla düzenlenmiş olmakla birlikte, değişmez bir yükümlülük değildir. Tarafların ekonomik ve sosyal koşullarında meydana gelen değişiklikler nafakanın kaldırılmasına veya yeniden düzenlenmesine yol açabilir.


Bu nedenle her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi, sürecin doğru delillerle desteklenmesi ve hukuki taleplerin doğru şekilde formüle edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Yorumlar


bottom of page