İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası
- Hüseyin Ömer AKGÖR
- 12 Nis
- 2 dakikada okunur
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının tahliyesi, Türk Borçlar Kanunu kapsamında sıkı şartlara bağlanmış olup, kiraya verenin tek taraflı iradesiyle kiracıyı taşınmazdan çıkarması kural olarak mümkün değildir. Ancak kanun koyucu, belirli durumlarda kiraya verene dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirme imkânı tanımıştır. Bu hallerden biri de ihtiyaç nedeniyle tahliyedir.
Hukuki Dayanak
Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi uyarınca kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için kiralananı konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu doğmuşsa, kira sözleşmesini açacağı dava ile sona erdirebilir.
Bu düzenleme, kiraya verenin mülkiyet hakkı ile kiracının barınma ve kullanım hakkı arasında bir denge kurmayı amaçlamaktadır.
İhtiyaç Kavramı ve Niteliği
İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında belirleyici unsur, ileri sürülen ihtiyacın niteliğidir. Uygulamada ve yerleşik yargı içtihatlarında, ihtiyacın:
Gerçek,
Samimi,
Zorunlu
olması gerektiği kabul edilmektedir.
Bu kapsamda yalnızca daha iyi şartlarda yaşama isteği, taşınmazı daha avantajlı şekilde kullanma arzusu veya kira bedelini artırma amacı, tahliye sebebi olarak kabul edilmez. İhtiyacın somut, mevcut ve devam eden bir gerekliliğe dayanması zorunludur.
İhtiyaç Türleri
Konut İhtiyacı
Kiraya verenin veya kanunda sayılan yakınlarının barınma ihtiyacının doğması halinde söz konusu olur. Özellikle kiraya verenin kirada oturuyor olması, aile düzeninde meydana gelen değişiklikler veya sağlık gibi zorunlu sebepler, konut ihtiyacının varlığına işaret edebilir.
İşyeri İhtiyacı
Kiraya verenin ticari faaliyet yürütmek amacıyla taşınmaza ihtiyaç duyması halinde
gündeme gelir. Kendi işini kurma, mevcut işini büyütme veya başka bir işyerinden çıkmak zorunda kalma gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Dava Açma Süresi
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası, kira sözleşmesinin türüne göre belirli süreler içinde açılmalıdır:
Belirli süreli sözleşmelerde, sözleşme süresinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde,
Belirsiz süreli sözleşmelerde ise kanunda öngörülen fesih dönemlerine uygun şekilde
dava açılması gerekmektedir.
Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup, süresinde kullanılmayan haklar ortadan kalkar.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Yetki bakımından ise genel kural gereği taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Davanın Sonuçları
Mahkemece ihtiyacın varlığı kabul edildiği takdirde kiracının tahliyesine karar verilir. Kararın kesinleşmesiyle birlikte tahliye, icra yoluyla yerine getirilebilir.
Bununla birlikte, kiraya verenin bu hakkını kötüye kullanmasını önlemek amacıyla önemli bir sınırlama getirilmiştir. Tahliye sonrasında taşınmazın, haklı bir neden bulunmaksızın üç yıl süreyle üçüncü kişilere kiralanması mümkün değildir. Aksi durumda eski kiracı lehine tazminat sorumluluğu doğar.
Değerlendirme
İhtiyaç nedeniyle tahliye davaları, uygulamada sıkça başvurulan ancak ispat yükü ve hukuki şartları bakımından hassasiyet gerektiren davalardır. Özellikle ihtiyacın gerçekliği ve zorunluluğu, her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmekte ve mahkemeler tarafından titizlikle incelenmektedir.
Bu nedenle sürecin başından itibaren doğru hukuki zeminde ilerlenmesi, delillerin eksiksiz hazırlanması ve usul kurallarına uygun hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.



Yorumlar