top of page

Kira Artışları Hakkında Hukuki Rehber

  • Yazarın fotoğrafı: Hüseyin Ömer AKGÖR
    Hüseyin Ömer AKGÖR
  • 31 Eki 2025
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 1 Kas 2025

Uygulamadaki Yanılgılar


Kira ilişkisi, taraflar arasında sürekli borç doğuran ve sürekliliğe dayalı bir sözleşme ilişkisi olup, özellikle yenilenen dönemlerde kira bedelinin ne şekilde belirleneceği, uygulamada en çok tartışma konusu olan alanlardan biridir.


Gerek kiracılar gerekse mal sahipleri açısından kafa karışıklığına neden olan temel konulardan biri, kira artışının her durumda yasal üst sınırla sınırlı olduğu yönündeki yaygın inanıştır. Oysa kira artışı, bazı koşullarda tarafların serbest iradelerine bırakılmışken, bazı durumlarda ise Türk Borçlar Kanunu ile sınırlandırılmıştır.


Bu yazıda kira artışına ilişkin hukuki çerçeve, anlaşma durumları ve uygulamada sık yapılan hatalar üzerinden adım adım incelenmiştir.


1. Tarafların Anlaşması Halinde Kira Artışının Belirlenmesi


Kira bedelinin artırılmasında esas olan, öncelikle tarafların karşılıklı mutabakatıdır. Kiracı ile ev sahibi arasında yeni dönem kira bedeline ilişkin yazılı bir uzlaşma sağlandığı takdirde, bu irade beyanı bir tür sulh sözleşmaesi niteliği taşır ve belirlenen tutar üzerinde yasal bir sınır aranmaz.

Ancak bu anlaşmanın geçerliliği ve ileride hukuki delil olarak kullanılabilmesi için mutlaka yazılı hale getirilmesi gerekmektedir. Yazılı mutabakat bulunmaksızın yapılan artışlar, ileride tek taraflı dayatma olarak yorumlanabilir ve hukuki ihtilafa konu olabilir.

  • Taraflar anlaşırsa TÜFE oranı gibi yasal sınırlar uygulanmaz.
  • Mutabakatın yazılı olarak yapılması esastır; aksi halde ispat zorluğu doğar.

2. Tarafların Anlaşamaması Halinde Kira Artışı Nasıl Belirlenir?


Kiracı ve ev sahibi arasında kira bedelinin artırılması konusunda uzlaşma sağlanamazsa, değerlendirme sözleşmenin varlığına göre farklılaşır:


A) Yazılı Kira Sözleşmesi Varsa


Yazılı sözleşmelerde dikkat edilmesi gereken ilk unsur, sözleşmede yer verilen artış maddesidir. Sözleşmede kira artışına ilişkin özel bir hüküm varsa, bu madde esas alınır; ancak bu artış oranı da yasal sınırlarla sınırlıdır.


Türk Borçlar Kanunu m. 344 uyarınca;

“Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.

Dolayısıyla, sözleşmede belirtilen oran TÜFE 12 aylık ortalamasını aşmamalıdır. Aksi takdirde, belirlenen oran geçersiz sayılır ve yasal sınır uygulanır.


Eğer sözleşmede kira artışına dair herhangi bir hüküm yer almıyorsa, kiracının kira bedelini artırma yükümlülüğü bulunmaz. Mal sahibi bu durumda kiracıyı artışa zorlayamaz; kira bedelinin yeniden belirlenmesi ancak taraflar arasında yapılacak bir uzlaşmayla veya kira tespiti davası yoluyla mümkündür.


B) Sözlü Kira Sözleşmesi Varsa


Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmuyorsa ve kira ilişkisi sözlü şekilde kurulmuşsa, yine kiracının kira bedelini artırma yükümlülüğü doğmaz. Yazılı sözleşmede olduğu gibi, mal sahibinin tek taraflı olarak artış yapması mümkün değildir. Kiracı, mevcut kira bedeli üzerinden kullanım hakkını sürdürebilir.


Mal sahibinin talep edebileceği artış, ancak yazılı bir anlaşmayla veya mahkeme kararıyla geçerlilik kazanır.


3. Uygulamada Sık Karşılaşılan Hatalar

Kira artışları konusunda pratikte en çok rastlanan yanlış yorumlar şunlardır:


Hatalı Görüş

Hukuki Gerçeklik

“Her yıl otomatik olarak TÜFE kadar zam yapılır.”

Yanlış. Sözleşmede artış maddesi yoksa otomatik artış uygulanmaz.

“Taraflar anlaşsa bile TÜFE üst sınırı aşılmaz.”

Yanlış. Yazılı mutabakat varsa, artış oranı tarafların serbest iradesine tabidir.

“Sözlü anlaşma yeterlidir.”

Yanlış. Kira artışı yazılı şekilde belgelenmediği sürece ispatı mümkün olmayabilir.


4. Hukuki Açıdan En Güvenli Kira Artış Yöntemi Nedir?


Kira artışına ilişkin uyuşmazlıkların önüne geçmek ve tarafların haklarını güvence altına almak adına aşağıdaki yöntem tavsiye edilmektedir:


  1. Kiracı ve mal sahibi yeni kira bedeli üzerinde uzlaşır.

  2. Bu uzlaşma yazılı bir metne dökülür.

  3. Belirlenen yeni kira tutarı, mevcut sözleşmeye ek protokol ile dahil edilir.


Bu yöntemle, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların ve hukuki risklerin önüne geçilmesi mümkün olur.




Yorumlar


bottom of page